ıslak kelebek.

Bir melek işliyor ismini ince bir dantel gibi kalbime
Hissediyorum kaderimin üstünde gezinen yumuşak uçlu parmaklarını
Küçük bir kum parçası karışıyor denize uzakta bir yerde
Ve gözyaşların değiyor avuçlarıma
Ağlama.. 

Dudaklarını başkalarının öptüğü ne kadar da belli. Bir zamanlar heyecandan benim için titreyen o dudaklar…

Makyajsız.

Makyajsız.

Kusura bakmayın ama hayat çok boktan. Ufacık bir umut zerreciğiniz olsun anında sikertiliyor.

Kadir gecesi ya bu gece, dualar kabul olurmuş. Önce “iyi bir üniversite kazanayım, tek isteğim bu” dedim içimden. Ama istemsiz söyledim bunu. Odaklanmaya çalıştım. Bu sırada kardeşimle gözgöze geldim ve farkettim ki aslında tek isteğim onun iyi olması, normal çocuklar gibi olabilmesi. Ağlayarak ettim bu defa duamı. Üniversite umrumda değil, yeter ki o iyi olsun dedim.

Kim ne dediysede diyosada sik anasını sana aşık olmak yakışıyor
Anonim

Yakışmıyor.

Herşeye bok atan twitter tayfası bir de “14-15 yaşındaki çocuk aşık olmaz” diye başladılar bu aralar.
Ben aşık olduğumda 15 yaşımdaydım. Çocuktum evet, ama o aşkın acısıyla büyüdüm ben. O keder bana ninniler söyledi geceleri, hasret kucağında salladı.
Yıllar geçti, büyüdüm. Hala aynı aşk var kalbimde, aynı insana bağlıyım hala.
İşte işin garibi bu tayfa aşk nedir bilmiyor ve aşkın yaşını sorguluyorlar. Komik.

Sezen Aksu’nun birsürü parçası benim içimi dağlar, bazen de uzaklara alıp götürür. Ama Unuttun Mu Beni’nin yeri bambaşka bende.
Ne zaman dinlesem boğazım düşümlenir, konuşamam, sadece ona odaklanırım o an.
Sanki oturup Sezen Aksu’ya derdimi anlatmışım da öyle yazmış şarkıyı.
Tabi bu şarkı çıktığında ben kırmızılıyı tanımıyordum bile. Ama nedense öyle gelir.
Bazen oturur kırmızılının evine baka baka defalarca dinlerim bu şarkıyı. Bu an o anlardan biri.
“Ne yaptıysam olmadı, ne çare. Unutamadım, gitti.”

Ve sen, beni sevmeyen adam.

ya da kadın aynı adama defalarca ölmekten yoruluyor.
(via kalbiminagrilari)

(keskeburdaolsan gönderdi)